

GA: Hangi ressamın senin bir resmini yapmasını isterdin?
IS: Magritte. Yüzüme bir elma iliştirsin isterdim.
IS: Bir şiirin filmini çekecek olsan hangisi olurdu?
GA: İlhan Berk'in Necatigil için yazdığı "Ölü Bir Ozanın Sevgili Karısını Görmeye Gitmek". Müthiş hüzünlü bir atmosferi olurdu sanırım.
GA: Şiirlerle şehirleri birbirine benzetirim. İkisi de sürprizlerle doludur. Hangi şehrin şiirini yazmak isterdin?
IS: İki şehir var aslında. Biri gittiğim, sevdiğim, yaşamak istediğim; İzmir. Diğeri çocukluk hayalim, görmeden özlediğim; Diyarbakır.
IS: Şehirden mi gitsek, şiirden mi? Yokluktan gidelim ya da. Şiir hayatında olmasaydı ne olurdu?
GA: Şiire çok fazla önem atfeden biri değilim. Yerine başka bir şey koyardım muhtemelen. Toprakla uğraşmak ya da ağaç budamak şiirle eşdeğer olabilirdi benim için.
GA: Hayatında keşke ben yazsaydım dediğin bir kitap var mı?
IS: Olmaz mı? Margaret Atwood’un tüm kitaplarını yazmak isterdim. Öyle distopik ve gerçekçi bir atmosfer kurabilmek ne güzel olurdu.
IS: Ben de şunu sorayım, bir roman karakteri olsaydın hangisi olurdun? GA: Boksör Böcek'teki Scarlett Thomas olabilirdim. Karakteri ya da romanı çok sevmiş olmamdan değil, bir Tarantino filminin atmosferini yaşamak için. GA: Farz edelim ki tek bir şiir yazma hakkın var. Bu şiirin neyle ilgili olmasını isterdin? IS: Zor bir soru oldu. Sanırım aşkla ilgili olurdu. Ben “aşk şiiri yazabilir miyim?” bilmem. Hasan Hüseyin’e de selam göndereyim. IS: Edebiyattan, sanattan biraz uzaklaşalım. Her şeyin bittiği yerde ne başlar?
GA: Bunun karşı konulamaz bir döngü olduğunu düşünüyorum. Her şey yeniden başlar. GA: Bir pandaya sarılmak mı yoksa en güzel şiiri yazmak mı? IS: Bir pandaya sarıldığımda en güzel şiiri yazmıştım.
IS: Varılacak bir yer var mı? Güzel olan yolda olmak mı?
GA: İkisi de değil. Güzel olan yolun kendisi olmak. Yolun nereye çıktığının bir önemi de yok.
GA: Hazır Arjantin'in kupayı kazanmasını beraber izlemişken… Messi mi Maradona mı?
IS: Futbola ilgim hiç yok biliyorsun. Ama şu an Maradona’nın fotoğrafı duruyor karşımda üzerinde Che portresi. Che’nin hatırına Maradona.
IS: Hatır demişken bir kahvenin kaç yıl hatırı var?
GA: Yenisi yapılana kadar :)
* "Ha Sezai ha ping-pong masası"
_________________________________________________